Türkiye İçin Çevre Diplomasisinin En Kritik Yılı Bu Yıl Olabilirmi?

Türkiye açısından 2026 yılı, çevre diplomasisinin en yoğun yaşanacağı yıllardan biri olacak. Birleşmiş Milletler'in çevre alanındaki üç temel sözleşmesi kapsamında düzenlenen zirveler art arda gerçekleştirilecek. İlk olarak 17–28 Ağustos'ta Moğolistan'da UNCCD COP17 (Çölleşme ile Mücadele), ardından 19–30 Ekim'de Ermenistan'da CBD COP17 (Biyolojik Çeşitlilik) ve son olarak 9–20 Kasım'da Antalya'da UNFCCC COP31 (İklim Değişikliği) düzenlenecek. Bu üç toplantıda arazi tahribatı, kuraklık, biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği, karbon yönetimi ve doğa temelli çözümler gibi birbirini tamamlayan konular ele alınacak.

Aslında bu üç zirveyi birbirinden bağımsız düşünmek mümkün değil. İklim değişikliği arazi bozulumunu artırıyor, bozulan araziler karbon yutma kapasitesini azaltarak iklim değişikliğini hızlandırıyor, biyolojik çeşitlilik kaybı ise ekosistemlerin dayanıklılığını zayıflatıyor. Bu nedenle son yıllarda öne çıkan Rio Sinerjisi yaklaşımı, üç sözleşmenin birlikte değerlendirilmesini ve ülkelerin ortak politikalar geliştirmesini hedefliyor. Türkiye de bu doğrultuda 2025 yılında ÇEM, DKMPGM, İDB kurumlar arasında Rio Sinerjisi Protokolü imzalayarak uluslararası müzakerelerde daha koordineli hareket etme yönünde önemli bir adım attı. Esasen RELDN Projeside Rio Sinerjisinden besleniyor. Bakalım çalıştayda bunun ne kadarını göreceğiz.

Özellikle Antalya'da düzenlenecek COP31, Türkiye için yalnızca bir ev sahipliği görevi değil, aynı zamanda çevre diplomasisinde güçlü bir görünürlük fırsatı sunuyor. Kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları açısından bu süreç; yeni iş birlikleri geliştirmek, uluslararası ağlara katılmak ve Türkiye'nin çevre politikalarını dünyaya anlatmak için önemli bir zemin oluşturacak. Kısacası 2026, sadece toplantıların yapılacağı bir yıl değil; Türkiye'nin iklim, doğa ve arazi yönetimi alanındaki vizyonunu ortaya koyacağı stratejik bir dönüm noktası olmaya aday görünüyor. Unutmayın LİMA'da yapılan COP da nerdeyse Orman kanadımız vardı, neyse onu da başka bir yazıda konuşalım. RELDN Projesi başladı bile...



Yorum Gönder

0 Yorumlar