Proje Yönetimi İkizi

 Bir orman amenajmanı, ağaçlandırma veya ekosistem restorasyonu projesinde en tehlikeli cümle “Her şey yolunda” değildir. Daha tehlikelisi şudur: “Hallederiz.” Bu söz, orman ekosistemlerindeki belirsizliği görünmez kılma alışkanlığından doğar. Alanın ekolojik özellikleri yeterince analiz edilmeden uygulamaya başlanır. Su yetersizliği bilinir ama dikim programı değişmez. İklim senaryolarındaki belirsizlikler raporlarda yer alır ancak proje tasarımına yeterince yansıtılmaz. Toprak, eğim, bakı, erozyon ve yangın riski bilinir ama kararlar yalnızca geçmiş deneyimlere göre verilir. Göstergeler yeşildir; sahadaki orman mühendisi ise sistemin kırılganlığını bilir.

Yıllardır farklı ormancılık uygulamalarında aynı şeyi görüyoruz: Projeler, bilinen riskler teknik kararlara ve uygulama planlarına yeterince yansıtılmadığı için zorlanıyor.

İklim değişikliği, kuraklık, orman yangınları, zararlılar, erozyon ve arazi kullanımındaki değişimler ormancılık projelerini geçmişe göre çok daha karmaşık hâle getiriyor. Artık yalnızca “Bu alana hangi türü dikelim?” sorusu yeterli değil. Asıl soru, “Bu alanı değişen iklim ve çevresel koşullar altında nasıl dayanıklı hâle getirebiliriz?” olmalı. KARBONET Projesi kapsamında sektörün tüm paydaşlarıyla konuyu ele alıp süreci geliştireceğiz.

Plan Yetmez, Ekosistem Modeli Gerekir

Orman mühendisinin hazırladığı plan, projenin başladığı gün eldeki bilgilerle yapılmış en iyi tahmindir. Ancak orman ekosistemi, planın hazırlandığı gün sabit kalmaz. Yağış rejimi değişir, kurak dönem uzar, sıcaklık artar, yangın riski yükselir, zararlı popülasyonları değişir, fidanların tutma başarısı beklenenden düşük olabilir ve başlangıçta uygun görülen bir tür birkaç yıl sonra iklim açısından riskli hâle gelebilir.

Asıl soru “Amenajman planımız veya uygulama projemiz var mı?” değil, “Orman ekosistemini farklı iklimsel, ekolojik ve ekonomik koşullar altında önceden değerlendirebiliyor muyuz?” olmalı.

Dijital olgunluk yalnızca CBS yazılımına, uzaktan algılama verisine veya sensör sayısına sahip olmakla ölçülmez. Asıl mesele, veriyi daha iyi ormancılık kararlarına dönüştürebilmektir.

Orman mühendisliğinde bunun karşılığı; arazi verilerini, toprak özelliklerini, hidrolojik koşulları, türlerin ekolojik isteklerini, iklim senaryolarını, yangın ve erozyon risklerini, büyüme verilerini ve ekonomik göstergeleri aynı karar sisteminde değerlendirebilmektir. Böyle bir yaklaşım, yalnızca “Şu anda ormanın durumu nedir?” sorusunu yanıtlamakla kalmaz.

“Bugün yaptığımız tür seçimi veya silvikültürel müdahale, 10 yıl sonra ormanın dayanıklılığını nasıl etkileyecek?”

“Bu bölgede kuraklık üç yıl daha devam ederse fidanların yaşama oranı ne olacak?”

“Bir yangın gerçekleşirse mevcut orman yapısı nasıl etkilenecek?”

gibi soruların da önceden test edilmesine olanak sağlar.

Rapor Değil, Karar Laboratuvarı

Büyük bir teknoloji yatırımı yapmak şart değil. Önce kritik ekolojik ve operasyonel bağımlılık zinciri belirlenebilir. Ardından kuraklık, yangın, fidan kaybı, tedarik gecikmesi, bütçe azalması veya beklenmeyen arazi koşulları gibi birkaç temel senaryo çalıştırılabilir. Örneğin bir ağaçlandırma projesinde fidanların beklenen tutma oranı yüzde 80 yerine yüzde 50 olursa yalnızca fidan sayısına bakılmaz.

Hangi alanların yeniden dikim gerektireceği, sulama ihtiyacının nasıl değişeceği, maliyetin ne kadar artacağı, projenin hedeflerine ne ölçüde ulaşılacağı ve ekosistem hizmetlerinin nasıl etkileneceği de görülebilir.

Benzer şekilde, bir havza restorasyon projesinde yağışların azalması yalnızca hidrolojik bir veri olarak değerlendirilmez. Bunun erozyon, toprak nemi, bitki gelişimi, karbon tutumu, biyolojik çeşitlilik ve proje maliyetleri üzerindeki olası etkileri birlikte analiz edilebilir. Buradaki ders tek bir teknolojinin gücü değildir. Veri, ekolojik model, mühendislik kararı ve saha geri bildiriminin aynı döngüde buluşmasıdır.

Her uygulamanın ardından tahmin edilen sonuç ile sahada gerçekleşen sonuç arasındaki fark yeniden değerlendirilmelidir. Fidanların yaşama oranı, büyüme performansı, toprak nemi, erozyon miktarı, yangın riski veya karbon tutumu gibi göstergeler modele geri beslendiğinde sistem zaman içinde öğrenmeye başlar. Böylece dijital model, bir defada hazırlanıp rafa kaldırılan bir proje dokümanı olmaktan çıkar; orman mühendisinin kararlarını sürekli geliştiren yaşayan bir karar destek sistemine dönüşür.

Orman Mühendisinin Rolü Değişiyor

Dijital teknolojiler ve yapay zekâ, orman mühendisini gereksiz hâle getirmez. Tam tersine, mühendislik bilgisinin önemini artırır ve yapılan işin niteliğini değiştirir.

Orman mühendisi; hangi verinin anlamlı olduğunu belirler, modelin varsayımlarını sorgular, ekolojik gerçeklikle matematiksel tahmin arasındaki farkı değerlendirir ve ekibin belirsizlik karşısında nasıl hareket edeceğine karar verir.

Yapay zekâ; tür seçimi, büyüme tahminleri, yangın riski, karbon stokları, arazi uygunluğu, erozyon riski ve proje maliyetleri konusunda analizleri güçlendirebilir. Uydu görüntüleri ve sensör verileri olağandışı değişimleri daha erken gösterebilir. Farklı iklim senaryoları altında alternatif uygulamalar karşılaştırılabilir. Ancak kötü veriyle, yanlış ekolojik kabullerle veya sahadaki gerçekliği dikkate almayan bir modelle çalışmak hatayı ortadan kaldırmaz.

Hatayı daha hızlı ve daha ikna edici hâle getirir.

Bu nedenle teknolojinin gelişmesi, orman mühendisliğindeki saha bilgisi, ekolojik değerlendirme, mesleki deneyim ve bilimsel muhakemenin önemini azaltmaz; aksine bunların doğru modele aktarılmasını daha kritik hâle getirir.

Dijital ekosistem modeli veya dijital ikiz yaklaşımının asıl katkısı, ormancılık projesini yalnızca takip edilen bir iş listesinden çıkarıp test edilen, ölçülen, geri bildirim alan ve öğrenen bir sisteme dönüştürmesidir.

Bugün bir orman mühendisinin kendine sorması gereken soru belki de çok basit: Ormanı gerçekten yönetiyor muyuz, yoksa yalnızca iyi gidiyormuş gibi mi raporluyoruz? Çünkü iklim değişikliğinin hızlandığı bir dünyada “Hallederiz” bir yönetim stratejisi değildir. İyi ormancılık; belirsizliği yok saymak değil, onu ölçmek, modellemek ve kararların içine almaktır. KARBONET Çalıştayında projelerin niteliğini de konuşacağız.



Yorum Gönder

0 Yorumlar