Orman Okulu konusunda Mersin Tarsus Bilim Uzmanı Aydın Sellioğ ile bir araya geldik! 🌳 Dezavantajlı çocukların doğaya erişimini, sınıf dışı eğitimin karşılaştığı zorlukları ve Tarsus’taki orman okulu deneyimlerini kendisinden dinledik.
Doğada keşfetmek her çocuğun hakkı! 🌱 OKSİJEN Projesi kapsamındaki ilk yayınımız. Orman okullarının geleceğini birlikte keşfetmeye devam ediyoruz!
1. Kendinizi ve
yürüttüğünüz çalışmaları kısaca tanıtabilir misiniz? Orman Okulu liderliği
eğitimi deneyiminiz?
Ben Aydın Sellioğ.
Fen bilimleri öğretmeniyim ve 2010’dan beri eğitimdeyim ve şuan MEB Temel
Eğitim Genel Müdürlüğünde Fen Bilimleri Komisyon Başkanı olarak görev
yapıyorum. Aynı zamanda Mersin Üniversitesinde Fen Bilgisi Eğitimi alanında
doktora eğitimime devam ediyorum. Akademik çalışmalarımda dezavantajlı
çocukların ve görme yetersizliği olan öğrencilerin fen eğitimine erişimi
üzerine yoğunlaşıyorum.
Doğa eğitimi de
uzun zamandır ilgi duyduğum alanlardan biri. 2021 yılında TÜBİTAK destekli bir
doğa eğitimi ve bilim okulu projesine katıldım. 2022 yılında ise Isparta
Uygulamalı Bilimler Üniversitesi tarafından düzenlenen Orman Okulu Yaklaşımı
ve Doğada Öğretim Modelleri Eğitmen Eğitimi programında yer aldım. Doğanın
çocuklara sunduğu öğrenme fırsatlarını daha yakından tanımamı sağladı. Çocuklar
doğada çevrelerini keşfediyor, sorular soruyor ve kendi deneyimleriyle
öğreniyor. Çocukların kendi yeteneklerini keşfedebilmeleri görmek harika
oluyor.
2. Hangi çocuk
gruplarıyla çalışıyorsunuz?
Meslek hayatımın
büyük bölümünde ortaokul öğrencileriyle çalıştım. Fen Bilgisi dersinin bir
parçası olmalıdır orman okulu… Benim için her çocuk ayrı bir dünya. Öğrenme
hızları ve ihtiyaçları birbirinden farklı olabiliyor.
Orman okullarında
dezavantajlı çocuklar yani ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı çocuklar,
ekran bağımlısı, velisinin vakti olmadığı için okuldan eve hep kapalı
ortamlardan çıkamayan çocuklar, göçmen ve mülteci çocuklar, engelli çocuklar,
özel eğitim ihtiyacı olanlar, bakım ve koruma altındaki çocuklar anlaşılıyor.
Hepsinin ortak noktası “orman okulu eğitim olanaklarına erişimi sınırlı olan
çocuk grupları” kapsıyor. Dezavantajlı öğrenciler üzerine yaptığım
araştırmalar, çocukların başarısını anlamak için onların ne kadar çaba
gösterdikleri kadar hangi koşullarda eğitim aldıklarına ve eğitim imkânları
için üst sınırı zorladıklarına bakmamız gerektiğini görmemi sağladı. Bu nedenle
her çocuğun kendi yeteneklerini geliştirebileceği öğrenme fırsatlarına sahip
olmasını önemsiyorum.
3. Sizce
dezavantajlı çocukların doğa temelli eğitim ve orman okulu uygulamalarına
erişiminin önündeki en önemli engeller nelerdir?
Bence en büyük engel, bütün çocukların aynı olanaklara sahip olduğunu
düşünmemiz. Bir çocuk için ormana gitmek hafta sonu yapılan sıradan bir aile
etkinliğiyken başka bir çocuk için hayatında hiç yaşayamadığı bir deneyim
olabilir. Ailelerin ekonomik koşulları, ulaşım olanakları ve yaşadıkları çevre,
çocukların doğaya erişimini etkiliyor. Yeşil alanların sınırlı olduğu
mahallelerde büyüyen çocuklar, doğayla yeterince vakit geçirme fırsatı
bulamayabiliyor. Özel gereksinimli çocuklar açısından da farklı engeller
bulunuyor. Görme yetersizliği olan bir çocuk düşünelim. Orman okuluna katılmak
istiyor ancak yürüyüş alanında güvenli hareket etmesini sağlayacak düzenlemeler
bulunmuyor. Sadece görsel değil, işitsel, dokunsal ve hareket temelli orman okulu
eğitim ortamları olmalıdır.
Dezavantajlı çocuklar için yetişkin tutumları da önemlidir. Bazen
çocukları korumaya çalışırken farkında olmadan onların yeni deneyimler
yaşamasını engelliyoruz. Oysa doğru planlamayla pek çok etkinliği erişilebilir
ve güvenli hâle getirebiliriz. Bence
burda sözün özü; Doğada keşfetmek her çocuğun hakkı!
4. Orman
Okullarının çocukların fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimine ne
gibi katkılar sağlayabileceğini düşünüyorsunuz?
Orman okullarının en değerli yönlerinden birinin çocuklara yaparak,
yaşayarak ve merak ederek öğrenme fırsatı sunması olduğunu düşünüyorum.
Çocuklara sınıf ortamında toprağın yapısını anlatabilirsiniz. Ancak doğada
toprağa dokunmaları, nemini hissetmeleri ve içinde yaşayan canlıları
gözlemlemeleri, öğrendiklerini somut deneyimlerle ilişkilendirmelerine yardımcı
olabilir. Fiziksel açıdan yürümek, dengede durmak ve farklı yüzeylerde hareket
etmek çocukların motor becerilerini destekleyebilir. Doğada karşılaştıkları
olayları araştırmaları ise gözlem yapma, karşılaştırma ve neden-sonuç ilişkisi
kurma becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayabilir. Sosyal ve duygusal
açıdan da önemli fırsatlar var. Birlikte bir barınak tasarlamak veya doğada
karşılaştıkları bir soruna çözüm aramak, çocukların iş birliği yapmasını ve
sorumluluk almasını destekleyebilir.
Orman Okulu liderliği eğitimi almış fen bilimleri öğretmeni olarak şuna
inanıyorum: Çocukların sorduğu her soruya hemen cevap vermemiz gerekmiyor.
Bazen onlara düşünmeleri, araştırmaları ve kendi cevaplarını bulmaları için
fırsat vermek çok daha değerli.
5. Orman Okulu
deneyimleri çocukların özgüvenini, aidiyet duygusunu ve akranlarıyla
ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
Her çocuğun bir
şeyleri başarabileceğini hissetmeye ihtiyacı var. Sınıfta kendisini ifade
etmekte zorlanan bir çocuk, doğada yapılan bir grup etkinliğinde arkadaşlarının
aklına gelmeyen bir çözüm bulabilir. Görme yetersizliği olan bir öğrenci, kuş
seslerini ayırt etmeye yönelik bir etkinlikte kendi gözlemlerini arkadaşlarıyla
paylaşarak grubun çalışmasına katkı sağlayabilir.
Güvenli orman
okulu eğitim alanlarında sorumluluklar vererek yeteneklerini geliştirmeliyiz. Bence
arkadaşlık ve aidiyet duygusu, çocukların birlikte bir şeyler başardığı ve her
birinin katkısının önemsendiği ortamlarda güçleniyor.
6. Orman Okulu
uygulamalarını çocukların temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevrede yaşama
hakkı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
Temiz hava
solumak, sağlıklı bir çevrede büyümek ve doğal alanlara ulaşabilmek her çocuğun
temel hakkı. Ancak çocukların yaşadıkları çevre koşulları, bu haktan yararlanma
fırsatlarını farklılaştırabiliyor. Örneğin yaşadığı mahallede park bulunmayan,
okul bahçesinde tek bir ağaç bile olmayan bir çocuktan doğayla güçlü bir bağ
kurmasını beklemek ne kadar gerçekçi? Orman okulları, çocukların doğayı
tanımalarının yanında çevre sorunlarını sorgulamalarına da fırsat sunabilir. Kamusal
alanlarda daha fazla yeşil alan ve ağaçlandırma yapılmalıdır.
7. Dezavantajlı
çocukların doğaya erişimini bir ayrıcalık değil, temel bir hak ve eğitim
fırsatı olarak ele almak için neler yapılmalıdır?
Çocukların doğa
eğitimine katılabilmesi, ailelerinin ekonomik koşullarına veya yaşadıkları yere
bağlı olmamalı. Bu nedenle doğa temelli etkinliklere devlet okullarında daha
fazla yer vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Belediyeler, üniversiteler, millî
eğitim müdürlükleri ve sivil toplum kuruluşları iş birliği yaparak özellikle
dezavantajlı çocukların bu etkinliklere ücretsiz katılmasını sağlayabilir.
Ulaşım, uygun eğitim materyalleri ve erişilebilir fiziksel ortamlar da
planlamanın parçası olmalı. Üstelik doğa eğitimi için her zaman büyük bir
ormana gitmemiz gerekmiyor. Bazen okul bahçesindeki bir ağaç, küçük bir koruluk
veya yakın çevredeki güvenli bir yeşil alan da çocuklara keşfetmeleri için pek
çok fırsat sunabilir. Bir çocuğun doğayı tanıma fırsatı, ailesinin gelirine,
yaşadığı mahalleye veya yetersizlik durumuna bağlı olmamalı. Yani herkesin doğa
hakkı bulunuyor. İşte bu yüzden Yeşil Orman Okulu’nun OKSİJEN Projesini
önemsiyorum.
8. Orman
okullarının erişilebilir, nitelikli ve güvenli yapısını uzun yıllar
koruyabilmek için nasıl bir sistem kurulmalıdır?
Orman okulu
çalışmaları uzun yıllardır gönüllü orman okulu liderleriyle yürütülüyor.
Yaşadığım Tarsus'ta bu alanda güzel örnekler vardı. 2018 yılında (1) Tarsus
Kaymakamlığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün iş
birliğiyle Tarsus Orman Okulu Projesi hayata geçirilmişti (2). Açılışı ve
okulun birkaç yıllık seyrini hatırlıyorum. Bu okulların akıbetini sormak lazım.
Orman Genel
Müdürlüğü tarafından Karabucak'ta yeni bir orman okulu oluşturuldu (3). Bu
girişimler, kurumlar arası iş birliğinin neler sağlayabileceğini göstermesi açısından
değerli. Bu çalışmaların uzun yıllar devam etmesi ve bütün çocukların
katılımını gözetmesi oldukça değerli. Bunun için düzenli izleme,
erişilebilirlik kontrolleri ve çocukların görüşlerine dayanan iyileştirme
çalışmaları yapılmalı. Düzen ve devamlılık çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Orman
okulları için daha fazla yayın gerekiyor. Mesela Eğiten Kitap yayınlarından Fatma Ekici ve Yasin Ünal
hocalarım editörlüğünde 2023de yayımlanan "7'den 77'ye orman
okulu" kitabını tavsiye ediyorum. Diğer yandan Öğretmenlerinin okul
dışı öğrenme için GZFT analizini
çıkardığımız makalemizde; bürokratik engeller, öğretmen kaynaklı sorunlar,
ortam yetersizlikleri, planlama zorlukları, algısal engeller, veli kaynaklı
problemler olduğunu tespit ettik. Hizmet içi eğitimler yapılmalı bu konuda ve
veli- yönetici işbirliği çok önemli ve değerlendirme araçlarının geliştirilmesi
gerektiğini tespit ettik (4).
9. Orman
okullarının geleceğini şekillendirecek politika yapıcılara, eğitimcilere ve
sivil toplum kuruluşlarına ne söylemek istersiniz?
Çocukların doğayla
bağ kurmasına daha fazla fırsat tanımalarını isterim. Çünkü çocukluk yıllarında
yaşanan deneyimlerin insanın dünyaya bakışında uzun süre iz bırakabileceğine
inanıyorum. Politika yapıcıların orman okullarını kalıcı eğitim olanakları
olarak görmesini, eğitimcilerin çocukların merakına ve keşfetme isteğine daha
fazla güvenmesini, sivil toplum kuruluşlarının ise bu fırsatlara ulaşmakta
zorlanan çocukların yanında olmasını isterim. Öğretmenlik ve araştırmacılık
deneyimlerim bana şunu öğretti: Çocukların neler başarabileceğini bazen biz
yetişkinler de yeterince göremiyoruz. Oysa onlara güvendiğimizde, ihtiyaç
duydukları desteği sağladığımızda ve kendi yeteneklerini keşfetmelerine fırsat
verdiğimizde bizi şaşırtabiliyorlar. Son olarak şunu söylemek isterim:
“Bazen bir çocuğun
kendisine inanması, ona keşfetme fırsatı vermemizle başlar.”
Aydın Sellioğ
Mesin Tarsus Bilim Uzmanı
Kaynakça
1.
Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü. (2018,
16 Mart). Bilim ışığında, Türkiye'nin en kapsamlı orman okulu açıldı. https://tarsus.meb.gov.tr/www/bilim-isiginda-turkiyenin-en-kapsamli-orman-okulu-acildi/icerik/1656
2.
Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü. (2019,
24 Temmuz). Orman okulu projesi. https://tarsus.meb.gov.tr/www/orman-okulu-projesi/icerik/1743
3.
Mersin Orman Bölge Müdürlüğü. (2025, 15
Ekim). Orman okulu uygulamaları Mersin'de tanıtıldı. https://www.ogm.gov.tr/mersinobm/haberler/orman-okulu-uygulamalari-mersinde-tanitildi
4.
Sellioğ,
A., & Akay, C. (2026). Türkiye’de Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Okul Dışı
Öğrenme Uygulamalarında Karşılaştıkları Güçlükler: Bir Meta-Sentez Çalışması. Trakya
Eğitim Dergisi, 16(4), 1789-1841. https://doi.org/10.24315/tred.1748657
Bu "Orman Okullarının Sürdürülebilirliği (OKSİJEN) Projesi", Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriği yalnızca Yeşil Orman Okulu’nun sorumluluğundadır ve her zaman Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmaz.
Oksijen Projesine davet için tıklayınız. 👈

0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..