Sorumlusu olduğumuz iklim değişikliği ile mücadele etmek için reçetemiz hazır: Fosil yakıtları terk et, temiz enerjiye kucak aç!
Dünya’nın iklimi tarih boyunca değişti. Sadece son 800 bin yılda sekiz buzul çağının yanında görece daha sıcak dönemler de yaşandı. Yaklaşık 11.700 yıl önce son buzul çağının sona ermesi, modern iklim çağının ve insan medeniyetinin başlangıcını işaret etti. Peki ne oldu da bugün iklim yeniden değişiyor?
Öncelikle günümüzdeki ısınma eğiliminin farklı olduğunu söylemeliyiz. Bahsi geçen farka ise, 1800’lü yılların ortalarından bu yana devam eden insan faaliyetleri neden oluyor!
Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtları yaktığımızda atmosfere salınan sera gazları gezegenin etrafını bir battaniye gibi sararak ısıyı hapsediyor ve yüzey sıcaklıkların artmasına neden oluyor. İklim değişikliği beraberinde, şu an hepimizin yaşadığı şiddetli kuraklık, seller, orman yangınları ve fırtınalar gibi aşırı hava olaylarını getiriyor. Okyanuslar ısınırken, buzullar ve buz tabakaları eriyor. Haliyle deniz seviyeleri de yükseliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) şemsiyesi altında yüzlerce bilim insanının yer aldığı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre de, “Sistematik bilimsel değerlendirmelerin 1970’lerde başlamasından bu yana, insan faaliyetlerinin iklim sisteminin ısınması üzerindeki etkisi teoriden kanıtlanmış gerçeğe dönüşmüştür.”
Ülkeler de iklim değişikliği ile mücadele etmek ve küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 1,5 derecede sınırlamak amacıyla Paris Anlaşması’nı kabul etmiş durumda. Yapılması gereken ilk iş ise emisyonları azaltmak. IPCC’ye göre, küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamak için emisyonların 2030’a kadar %43, 2035’e kadar %60 oranında azaltılması gerekiyor. Ardından 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi geliyor. Ancak dünyanın bu doğrultuda hareket ettiğini söyleyemeyiz.
2024 kayıtlara geçen en sıcak yıl olurken, 1,5 derece eşiğinin de aşıldığı ilk yıl oldu. Ancak 1,5 derece eşiğindeki aylık ve yıllık ihlaller, dünyanın Paris Anlaşması’nın sıcaklık hedefini tamamen ıskaladığı anlamına gelmiyor. Bu hedef, on yıllar bazında uzun vadeli bir sıcaklık artışını ifade ediyor. Fakat, mevcut 1,34-1,41 derecelik ısınma seviyelerinde dahi daha sık ve yoğun sıcak hava dalgaları, orman yangınları, kuraklık ve seller yaşıyoruz. Sıcaklık artışının artmaya devam ettiği bir senaryoda aşırı hava olaylarının şiddetlenmesi kaçınılmaz bir gerçek.
Sorumlusu olduğumuz iklim değişikliği ile mücadele etmek için reçetemiz hazır: Fosil yakıtları terk et, temiz enerjiye kucak aç!
Yayın: https://iklimsalatasi.org/iklimi-biz-mi-degistiriyoruz/
Türkiye’nin iklim hedefi için İklim Ağı’nın Önerileri
Türkiye’yi 1,5 derece ile uyumlu ve 2053’te net sıfır hedefine yaklaştıracak bir iklim hedefi için İklim Ağı’nın talepleri şöyle:
- Fosil yakıtlardan çıkış: Türkiye’nin iklim kriziyle mücadele için emisyonlarını bugünden başlayarak azaltması gerekiyor. Elektrik üretiminde kömür tüketiminin sıfırlanmasına ve gaz ile petrol için yeni yatırımların sonlandırılmasına yönelik bir tarih açıklanmalı. Nükleer enerji, nükleer enerjiden hidrojen üretimi, karbon yakalama ve depolama gibi yanıltıcı çözümlerden uzak durulmalı. 2030 yılına kadar fosil yakıt teşvikleri kaldırılmalı. İletim ve dağıtım şebekesinin kapasitesi geliştirilmeli.
- Adil geçiş: Fosil yakıt sektörlerinde işgücü dönüşümü ve enerji yoksulluğuna ilişkin tedbirleri de içerecek biçimde kırılgan grupların “geride kalmaması”nı sağlayacak bir “Adil Geçiş Mekanizması” 2030 yılına kadar kurulmalı.
- Doğa koruma: 2030’a kadar korunan alanların ülke yüz ölçümüne payı Türkiye’nin de taraf olduğu küresel biyoçeşitlilik çerçevesi hedefleri ile uyumlu olarak yüzde 30’a çıkarılmalı ve bozulmuş ekosistemlerin (orman, sulak alan, tarım alanı vs.) en az yüzde 30’u onarılmalı.
- Gıda güvencesi: Agroekoloji ve onarıcı tarım uygulamalarının (organik tarım da dahil olmak üzere) mevcut ülke tarım toprakları içerisinde payı en az yüzde 10’a çıkarılmalı. Tarımda doğru ürün planlaması ve tasarruflu sulama sistemlerine geçişin desteklenmesiyle su tüketimi yüzde 50 azaltılmalı.
- Orman yangınlarıyla mücadele: Geleneksel yangın önleme yöntemleri yeni iklim projeksiyonları ışığında uygulanmalı, orman yangınları ile mücadele teşkilatının eğitim ve donanım ihtiyaçları yeni yangın rejimine göre güçlendirilmeli.
- Sağlık: Ekosistem odaklı çözümlerle, kişi başına düşen yeşil alan miktarı yaklaşık iki katına çıkmalı. Sıcak hava dalgalarına maruz kalarak sağlık sorunları yaşayan nüfusa dair planlama yapılmalı. Tüm hava kirleticiler ölçülerek izlenmeli, çevre mevzuatında fosil yakıtlı elektrik üretim santralleri ve sanayi tesislerine tanınan kirletme istisnaları kaldırılmalı.

0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..