Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamındaki COP31’in, 2027 yılı itibarıyla küresel iklim politikalarında kritik bir dönemeç olması beklenmektedir. Bu zirvede Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda ülkelerin güncellenmiş ulusal katkı beyanları (NDC’ler), küresel uyum hedefleri, iklim finansmanı, kayıp ve zarar mekanizmaları ile doğa temelli çözümler gibi başlıkların öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağı öngörülmektedir. Türkiye açısından Antalya COP31; 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji dönüşümü, karbon piyasalarının geliştirilmesi, orman ve yutak alanların artırılması ile iklim dirençli kalkınma politikalarının uluslararası düzeyde güçlendirilmesi bakımından önemli bir fırsat sunmaktadır. Ayrıca 2027 yılı, ülkelerin ara hedeflerini somutlaştırdığı ve uygulama kapasitesini ortaya koyduğu bir eşik olması nedeniyle Türkiye’nin hem bölgesel liderlik rolünü pekiştirmesi hem de yeşil finansman ve teknoloji transferinden daha etkin yararlanması açısından stratejik bir önem taşımaktadır. Türkiye bu sene İklim zirvesine ev sahipliği yapacağı gibi "tek kullanımlık plastikleri" yasaklaması bekleniyor. Haziran'da Sıfır Atık Formu'n da yayımlanacak "Antalya'ya Giden Yol" deklarasyonunun taslağında ne var onu daha sonra konuşalım.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, görevine 1 Ocak 2017 tarihinde başlamış olup ikinci dönemiyle birlikte görev süresi 31 Aralık 2026 tarihinde sona ermektedir, bakalım yeni süreçte kim lider olacak... Guterres’in liderliğinde iklim değişikliği, Birleşmiş Milletler gündeminin merkezine yerleşmiş 2030 yılına kadar Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları önemli bir gündeme sahipti. Ancak önümüzdeki süreçte yapay zeka gibi konularla uyumlu "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları 2050 yol haritası" oluşturması beklenmektedir.
Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler’e bağlı küresel tarım ve gıda kuruluşu FAO’nun (Gıda ve Tarım Örgütü) 2027 yılı Genel Direktörlük seçimi için Mehdi Eker'i aday göstermesi, ulusal bir hedef olarak öne çıkıyor. 1948 yılından bu yana FAO üyesi olan Türkiye’nin, dünya tarım politikalarında belirleyici rol oynayan bu saygın kuruluşta yönetim düzeyinde temsil edilmesinin önemli bir fırsat ve prestij sağlayacağı değerlendiriliyor. Aday olarak gösterilen Eker, 2005-2015 yılları arasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevini yürüten veteriner hekim ve siyasetçi olup; tarım ekonomisi alanındaki doktora eğitimi yapmış, İngilizce, Kürtçe ve Arapça dillerine yetkinliği ve uzun yıllara dayanan tecrübesiyle "tarım-çevre diplomasisi" için güçlü bir katkı sunacaktır.

0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..