COP31 Antalya Katılım Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Bilge Nesil Gençlik Derneği adına söz almaktan büyük bir onur duyuyorum. Dernek olarak her yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) süreçlerini yakından takip ediyor, İklim Okulu girişimi kapsamında iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve gençlerin iklim yönetişimine katılımı alanlarında çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde toprak sanatı ve doğa temelli etkinlikler gerçekleştirerek, insanların toprağa dokunmaya, doğayla yeniden bağ kurmaya ve ekolojik farkındalıklarını geliştirmeye ne kadar ihtiyaç duyduklarını sahada gözlemliyoruz.

Konuşmamda özellikle COP toplantılarına katılım süreçleri, sivil toplum kuruluşlarının bu süreçlerde daha etkin yer alabilmesi için izlenmesi gereken prosedürler ve bu mekanizmalardan daha fazla faydalanabilmemizi sağlayacak bazı öneriler üzerinde durmak istiyorum.

COP31'e yaklaştıkça en sık yöneltilen soruların başında şunlar geliyor:

  • "Blue Zone'da konuşma yapmak için ne kadar ödeme yapmalıyız?"

  • "Sponsorluk alırsak Blue Zone'a girebilir miyiz?"

  • "Katılım hakkı ile sponsorluk aynı şey mi?"

Bu sorular, COP31'e yönelik ilginin arttığını gösteriyor. Ancak aynı zamanda COP'un nasıl işlediğine ilişkin önemli bir bilgi eksikliğini de ortaya koyuyor. Türkiye'de birçok kurum hâlâ "Bekleyelim, süreç netleşsin." yaklaşımını benimsiyor. Oysa COP, son dakikada planlanabilecek bir organizasyon değil; aylar öncesinden hazırlık gerektiren uluslararası bir diplomasi sürecidir.

Blue Zone düşündüğünüz kadar büyük değil

Geçmiş COP'ların resmi UNFCCC katılımcı verileri Blue Zone'un sanıldığından çok daha sınırlı bir alan olduğunu gösteriyor.

COP28'de ev sahibi Birleşik Arap Emirlikleri'nin toplam katılımı farklı akreditasyon türleriyle birlikte yaklaşık 8.452 kişiye ulaştı. Bunun içinde yaklaşık 668 resmi Parti (Party) delegesi, 3.491 Party Overflow katılımcısı ve 4.203 Host Country Guest statüsündeki katılımcılar yer aldı. Buna rağmen resmi müzakerelerde yer alan çekirdek delegasyon yalnızca birkaç yüz kişiden oluşuyordu.

Benzer şekilde COP27'de Mısır ve COP29'da Azerbaycan da ev sahibi olmanın sağladığı avantajla oldukça yüksek katılımcı sayılarına ulaştılar. Ancak bu rakamlar, Blue Zone'un herkesin serbestçe girebildiği bir alan olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, müzakerelere doğrudan katılabilen ve karar alma süreçlerinde yer alan kişi sayısı oldukça sınırlıdır.

Blue Zone'da herkes konuşamaz

En yaygın yanlış anlamalardan biri de Blue Zone'da isteyen herkesin konuşma yapabileceği düşüncesidir.

Gerçekte Blue Zone'da açık bir "serbest kürsü" bulunmaz. Konuşmalar belirli mekanizmalar üzerinden gerçekleşir.

Bunlar genel olarak;

  • Resmî ülke delegasyonlarının programları,

  • Ülkelerin pavilyonlarında düzenlenen etkinlikler,

  • BM tarafından tanınan gözlemci kuruluşların (Observer Organizations) organize ettiği oturumlar,

  • COP Başkanlığı veya uluslararası kuruluşlar tarafından düzenlenen bakanlar toplantıları, yuvarlak masa görüşmeleri ve politika oturumlarıdır.

Dolayısıyla bir kurumun yalnızca ücret ödeyerek Blue Zone'da konuşma hakkı elde etmesi mümkün değildir.

Türkiye Pavilyonu'nda planlanan sınırlı sayıdaki oturumun önemli bölümü kamu kurumları tarafından kullanılacaktır. Kalan sınırlı kontenjanlar ise organizasyon komitesinin belirlediği önceliklere göre değerlendirilecektir.

Green Zone farklı bir amaç taşıyor

COP31 kapsamında Antalya'da 80-100 bin ziyaretçinin bulunması bekleniyor. Ancak bunların yalnızca küçük bir bölümü Blue Zone'a erişebilecek.

İş dünyası, üniversiteler, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör için esas görünürlük alanı Green Zone olacaktır.

Green Zone;

  • sergi alanları,

  • konferanslar,

  • paneller,

  • ürün tanıtımları,

  • iş birlikleri,

  • yatırım görüşmeleri,

  • kamuoyu farkındalık etkinlikleri

için tasarlanan kamusal bir platformdur.

Ancak Green Zone da ücretsiz değildir. Sergi alanları ve sponsorluk paketleri önemli bütçeler gerektirmektedir. Alan büyüklüğü, görünürlük seviyesi ve sponsorluk modeline göre maliyetler yüz binlerce avrodan başlayıp milyonlarca avroya kadar çıkabilmektedir.

Asıl soru ne olmalı?

Bu nedenle kurumların sorması gereken soru;

"Blue Zone'da konuşmak için ne kadar ödeme yapmalıyız?" değil,

"COP31'e neden katılıyoruz?" olmalıdır.

Çünkü her hedef farklı bir strateji gerektirir.

  • Eğer amaç uluslararası görünürlük ise uygun alan Green Zone olabilir.

  • Eğer amaç uluslararası ortaklık geliştirmek ise ikili görüşmeler ve yan etkinlikler daha doğru bir tercih olacaktır.

  • Eğer amaç iklim politikalarının oluşum sürecine katkı sağlamak ise bunun yolu resmi delegasyonlar, BM gözlemci kuruluşları ve uzun vadeli uluslararası ağlarda aktif yer almaktan geçmektedir.

COP bir fuar değil, diplomasi platformudur

COP'un özü, devletlerin iklim değişikliği konusunda müzakere yürüttüğü uluslararası bir diplomasi mekanizmasıdır.

Blue Zone; resmi müzakerelerin, liderler zirvesinin, ülke pavilyonlarının, BM kuruluşlarının ve uluslararası politika diyaloglarının gerçekleştirildiği akredite bir alandır.

Green Zone ise toplumun, özel sektörün, akademinin ve sivil toplumun iklim çözümlerini sergileyebildiği, iş birlikleri geliştirebildiği ve kamuoyu oluşturabildiği tamamlayıcı bir platformdur.

STK'lar için yeni yaklaşım

Bizler de sivil toplum kuruluşları olarak geçmiş COP deneyimlerimizden hareketle yalnızca Blue Zone'a odaklanmanın yeterli olmadığını görüyoruz. Bu nedenle Blue Zone'daki sınırlı erişim imkânlarının yanında Green Zone'u ve resmi COP alanları dışında düzenlenecek yan etkinlikleri de kapsayan bütüncül bir katılım modeli üzerinde çalışıyoruz.

Sonuçta COP31'in başarısı, yalnızca resmi müzakerelerle değil; kamu kurumlarının, özel sektörün, akademinin ve sivil toplumun aynı hedef doğrultusunda oluşturacağı güçlü uluslararası iş birlikleriyle mümkün olacaktır.

Yan etkinlik (Side Event), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları (COP) sırasında resmi müzakerelere paralel olarak düzenlenen; belirli bir konu hakkında bilgi paylaşımı, deneyim aktarımı, politika tartışması ve iş birliği geliştirmeyi amaçlayan oturumlardır. Side event'ler resmi müzakerelerin bir parçası değildir; ancak karar vericiler, bilim insanları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren en önemli bilgi ve etkileşim platformlarından biridir.

Side Event'lerin amacı

Yan etkinlikler;

  • Başarılı proje ve uygulamaları tanıtmak,
  • Yeni araştırma sonuçlarını paylaşmak,
  • Politika önerileri geliştirmek,
  • İyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmak,
  • Uluslararası ortaklıklar oluşturmak,
  • Finansman ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek,
  • İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, karbon piyasaları, doğa temelli çözümler, enerji, tarım, su ve ormancılık gibi konularda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenir.

Kimler düzenleyebilir?

COP kapsamında yan etkinlikler genellikle;

  • Ülke delegasyonları,
  • BM tarafından akredite edilmiş gözlemci kuruluşlar (Observer Organizations),
  • Birleşmiş Milletler kuruluşları,
  • Uluslararası örgütler,
  • Üniversiteler ve araştırma kurumları,
  • Sivil toplum kuruluşları,
  • Kalkınma ajansları,
  • Özel sektör kuruluşları

tarafından organize edilir.

Nerede düzenlenir?

Side event'lerin büyük bölümü Blue Zone içerisinde, ülke pavilyonlarında, BM toplantı salonlarında veya uluslararası kuruluşların etkinlik alanlarında gerçekleştirilir. Bunun yanında Green Zone'da da kamuya açık paneller, söyleşiler ve tanıtım etkinlikleri yapılabilir. Ancak Green Zone etkinlikleri resmi UNFCCC "Side Event" statüsünde değerlendirilmez.

Konuşmacılar nasıl belirlenir?

Yan etkinliklerde konuşmacılar, etkinliği düzenleyen kurum tarafından davet edilir. Herhangi bir kişinin ücret ödeyerek veya bireysel başvuruyla konuşmacı olması mümkün değildir. Konuşmacılar genellikle konu uzmanları, kamu yöneticileri, akademisyenler, uluslararası kuruluş temsilcileri ve proje uygulayıcılarından oluşur.

Ormancılık alanında örnek bir Side Event

Başlık: RE-LDN

Düzenleyenler:

  • ÇEM Genel Müdürlüğü
  • Silva Mediterranea
  • FAO
  • Bir üniversite
  • BM tarafından akredite bir sivil toplum kuruluşu

İçerik:

  • Akdeniz ormanlarının restorasyonu,
  • Karbon yutak alanları,
  • Doğa temelli çözümler,
  • Yangın sonrası restorasyon,
  • Gençlerin ormancılık diplomasisindeki rolü,
  • Panel ve soru-cevap oturumu.

Kısacası, side event, COP'un en önemli bilgi paylaşımı ve ağ oluşturma araçlarından biridir. Resmi müzakerelerin dışında gerçekleşmesine rağmen, politika yapıcılar ile uygulayıcıları buluşturarak uluslararası iş birliklerinin gelişmesine ve yeni girişimlerin ortaya çıkmasına önemli katkı sağlar.



Yorum Gönder

0 Yorumlar