Umarım haftanız güzel geçiyordur. Günün yoğunluğu içinde kısa bir mola vererek, gündemimizde öne çıkan birkaç başlığı birlikte değerlendirmek istedik.
RE-LDN ve KARBONET projeleri kapsamında çalışmalarımız tüm hızıyla devam ederken, Güdül’de geleneksel TADYA Kahvaltısı ile yaza güzel bir veda hazırlığındayız. Doğayla, yerel üretimle ve dayanışmayla buluşmak üzere Ekoköy Evi’nde sizleri bekliyoruz.
Dünya ise bir yandan Ortadoğu’da yaşanan gerilimlerin etkisiyle çalkalanırken, diğer yandan uzay taşımacılığının geleceği için yeni teknolojiler ve ara istasyonlar tasarlanıyor. Aynı anda yaşanan bu büyük dönüşümler, gündemimizi takip ederken asıl olarak neye odaklanmamız gerektiği sorusunu daha da önemli hâle getiriyor.
Bu hafta özellikle Rio Sözleşmeleri açısından oldukça yoğun bir gündem var. Biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği ve arazi tahribatıyla mücadele başlıkları giderek daha fazla kesişirken, Türkiye açısından önemli bir soru da önümüzde duruyor: Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e gerçekten güçlü ve hazırlıklı bir şekilde ilerliyor muyuz? Hazırlık sürecinde sivil toplumun, yerel yönetimlerin, bilim dünyasının ve farklı paydaşların rolü ne olmalı?
Bu bültende, hafta boyunca karşımıza çıkan, üzerinde düşünmeye değer bulduğumuz ve sizin de ilginizi çekebileceğini düşündüğümüz gelişmeleri ve içerikleri bir araya getirdik. Gündemin hızına kısa bir ara verip birlikte düşünmek dileğiyle…
Göçün merkezi yine İstanbul oldu Türkiye'de 2025 yılında 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç etti. TÜİK verilerine göre iller arası göç eden nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini kadınlar oluşturdu. En çok göç alan il 329 bin 912 kişiyle İstanbul olurken, İstanbul'u 176 bin 833 kişiyle Ankara ve 106 bin 83 kişiyle İzmir izledi. En az göç alan iller ise Ardahan, Bayburt ve Tunceli oldu.En yoğun hareketlilik 20-24 yaş grubunda İstanbul, aynı zamanda 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olarak da kayıtlara geçti. En fazla göç hareketliliği 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda yaşandı. Bu yaş grubunda göçün en önemli nedeni eğitim olurken, 179 bin 612 kişinin eğitim, 75 bin 591 kişinin işe başlamak ya da iş bulmak, 42 bin 391 kişinin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle il değiştirdiği belirlendi. Genel göç nedenleri içinde hanedeki fertlerden birine bağımlı göç, daha iyi konut ve yaşam koşulları ile eğitim öne çıktı.
Ekoköy Evi Gündemi
Karbon Yutak Alanı Proje Esasları ve İnovatif Yaklaşımlar Çalıştayı
Türkiye’de gelişen iklim mevzuatı, Emisyon Ticaret Sistemi ve karbon kredilendirme mekanizmaları çerçevesinde, doğa tabanlı çözümlere dayalı karbon yutak projeleri için ortak bir teknik ve metodolojik çerçeve oluşturmak amacıyla 23–24 Eylül 2026’da Ankara’da gerçekleştirilecektir. Kamu, özel sektör, akademi ve meslek örgütlerini bir araya getirecek çalıştayda; proje tasarımı, alan seçimi, baseline, additionality, permanence, leakage, ek faydalar, fayda-maliyet analizi, finansman, MRV ve mevzuat gibi temel başlıklar uygulamalı oturumlar ve grup çalışmalarıyla ele alınacaktır. GEF SGP desteğiyle Yeşil Orman Okulu tarafından yürütülen çalıştayın, Türkiye’de bilimsel temelli, mevzuata uyumlu, sürdürülebilir ve karbon piyasalarıyla uyumlu projelerin geliştirilmesine ve Ulusal Karbon Yutak Alanları Proje Modeli için temel oluşturulmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir. Katılmak için formu doldurmanız gerekmektedir. Sınırlı kontenjan için başvuru formu: https://www.yesilormanokulu.com/2026/08/karbon-yutak-alanlarnda-yeni-donem.html
2026 Uluslararası Ormancılık, Toprak ve Biyoekonomi Etkinlik Takvimi
EFI Genç Liderlik Programı 2026
📅 24–28 Ağustos 2026
📍 Joensuu, Finlandiya
Avrupa için Topraklar Konferansı 2026 – Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Sağlıklı Topraklar
📅 7–11 Eylül 2026
📍 Coimbra, Portekiz
EFI Yıllık Konferansı 2026
📅 16–18 Eylül 2026
📍 Växjö, İsveç
Ormancılık ve Orman Ekolojisi Derneği (SISEF) XV. Kongresi
📅 22–25 Eylül 2026
📍 Sassari, Sardinya, İtalya
Ormancılıkta İvme: Stratejiden Eyleme Konferansı
📅 29–30 Eylül 2026
📍 Brüksel, Belçika
Avusturya Biyoekonomi Zirvesi 2026
📅 5–6 Ekim 2026
📍 Viyana, Avusturya
FOREST Ortaklığı Yıllık Toplantısı
📅 13–14 Ekim 2026
📍 Helsinki, Finlandiya
Meta cephesinde işler son dönemde beklendiği gibi gitmiyor. Instagram, WhatsApp, Facebook ve Threads gibi dünyanın en büyük dijital platformlarını bünyesinde barındırmasına rağmen şirketin piyasa performansı istenilen seviyeye ulaşabilmiş değil. CEO Mark Zuckerberg, şirket içindeki bir toplantıda bu tabloyu yapay zekâ yatırımlarının hızla artan maliyetlerine ve jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizliklere bağladı. Bu süreçte Meta'nın yaklaşık 8 bin kişilik bir iş gücü azaltımına hazırlandığı da konuşuluyor. Ancak teknoloji sektöründe yaşanan bu tür gelişmelerde sorumluluğun çoğu zaman çalışanlara yüklenmesi, yönetim kararlarının ise daha az tartışılması dikkat çekiyor.
Diğer tarafta ise Elon Musk, teknoloji dünyasının en çok kazanan isimlerinden biri olmayı sürdürüyor. 2018 yılında Tesla'dan alması planlanan 56 milyar dolarlık ücret paketi, bir hissedarın itirazı üzerine Delaware Mahkemesi tarafından durdurulmuştu. Bunun ardından Musk, Tesla'nın merkezini Teksas'ın Austin kentine taşıdı ve hissedarlardan yeniden destek istedi. Yapılan oylama sonucunda yaklaşık 304 milyon hisseyi kapsayan ücret paketi yeniden onaylandı. O gün yaklaşık 56 milyar dolar değerinde olan bu paket, Tesla hisselerindeki artışla bugün yaklaşık 114 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Bu gelişme, teknoloji dünyasında liderlerin şirketler üzerindeki etkisini ve kurumsal yönetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
“Yapay zeka bir balon mu?” tartışması mutlaka kulağınıza çalınmıştır. Yapay zeka (YZ) bir balon değil; fakat bu alandaki şirketlerin borsada işlem gören hisselerinde tartışmasız bir şişkinlik var. Ve her şişkinlikteki gibi bunu anlamlı göstermeye çalışanlar var. Bu sektörün er meydanı ABD Nasdaq 100 endeksi bu hafta Haziran zirvesinden yüzde 10 kayıp yaşayarak teknik açıdan “düzeltme” bölgesine girdi. Yatırımcılar kar etmeyen ve trilyonlarca dolar yatırım bekleyen sektörün geleceğinden epey endişeli. Yani cevap: balon
Yatırım demişken kayda geçirelim. Eski OpenAI çalışanı Leopold Aschenbrenner, “Situational Awareness” adlı YZ odaklı bir yatırım fonu kurmuştu. Temmuz ayında 45 milyar dolar büyüklüğe ulaşan fon, değerinin dörtte üçünü kaybetti ve Ken Griffin yönetimindeki Citadel’e satıldı. Küçük bir bilgi daha: Fonun kurucusu Aschenbrenner, 24 yaşında. Paranız mı değersiz, yoksa dangalak mısınız?
YZ sektörünün en büyük gelir kaynağı kurumsal kullanıcılar. Ancak onlar da artan maliyetler yüzünden çaktırmadan “insan” kullanımına dönme eğiliminde. Sektörün öncülerinden OpenAI tehlikeyi fark ederek GPT-5.6 modelide yüzde 80’e varan fiyat indirimi yaptı. Çok para yok burda, kaçın.
dahası
YZ’nin işimizi elimizden alması meselenin bir yüzü. Diğer yüzünde YZ’nin bizi İŞE alması var. Princeton ve Chicago Üniversitesi araştırmacıları, ChatGPT, Claude ve Gemini gibi popüler araçların kullanıldığı işe alım mülakatlarında YZ’nin insandan daha fazla önyargıya sahip olduğunu tespit etti. Özetle: İnsan Kaynakları bir süre daha rahat olsun.
Bitti mi? HAYIR! Bir de YZ tarafından işten çıkarılanlar var. Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın çatı şirketi Meta’da YZ seçimiyle işten çıkarılan 8 bin kişiden 26’sı karara itiraz ederek konuyu mahkemeye taşıdı. Algoritma engelli kişileri ya da sağlık ve aile izni kullananlarıları hedeflemekle suçlanıyor. Bu esnada yepyeni bir sorun ortaya çıktı: YZ seçimiyle işten çıkarıldığınızı ispatlamak neredeyse imkansız. Çünkü verilerin tamamına yakını işverenin elinde. İşe girmek zor. Kalmak daha zor. Kovulmak da ayrı bir mesele.
YZ sektörünün de kendine has dertleri var. Örneğin Google’ın çatı şirketi Alphabet son çeyrekte YZ ve bulut alanındaki başarılarıyla karını DÖRDE katlayarak 112 milyar dolar seviyesine çıkardı. Fakat hisse değeri yüzde 6 düştü. Çünkü yıl içinde bu alanda yapacağı yatırım bütçesini 15 milyar dolar artırdı. Borsa tayfası yatırım değil; gelir bekliyor. Tesla da benzer şekilde robotik ve YZ yatırımlarının gelire yönelik baskısı sebebiyle yüzde 14 değer kaybetti.

0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..