Eylül 2026 bültenimiz, sürdürülebilirlik, doğa temelli yaşam ve yenilikçi üretim anlayışı çerçevesinde 6 ana gündem başlığından oluşmaktadır:
1. İklim, Çölleşme ve Çevre Gündemi
Çin’in, 2028 yılında düzenlenecek COP33’e ev sahipliği yapmak için adaylık başvurusunda bulunmayı değerlendirdiği bildirildi. Bloomberg’e konuşan Çinli yetkililere göre süreç henüz erken aşamada ve Dışişleri Bakanlığı ile çevre yetkilileri arasında görüşülüyor; nihai karar için üst düzey hükümet desteği gerekiyor. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in ardından COP32’nin 2027’de Etiyopya’nın Addis Ababa kentinde düzenlenmesi planlanırken, COP33 için Çin’in yanı sıra Güney Kore’nin de adaylığı bulunuyor. Hindistan ise 2023’te açıkladığı COP33 adaylığını yaklaşık 18 ay sonra geri çekmişti. Hindistan’ın kararında, COP süreçlerinin küresel iklim eylemi üzerindeki etkisinin azalması, üst düzey uluslararası katılımın düşmesi, bazı ülkelerin iklim taahhütlerinden geri adım atması ve ülkenin iklim politikalarında küresel zirveler yerine ulusal eylemlere daha fazla ağırlık verme eğiliminin etkili olduğu değerlendiriliyor. Bu arada Çölleşme zirvesi COP18 Mısır'da düzenlenmesi planlanıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından düzenlenen 28. Ormancılık Komitesi Toplantısı (COFO 28) ve 10. Dünya Orman Haftası (WFW 2026), 28 Eylül–2 Ekim 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Roma kentindeki FAO Genel Merkezi’nde hibrit formatta gerçekleştirilecek. İki yılda bir düzenlenen COFO toplantıları; üst düzey temsilcileri, orman hizmetleri yöneticilerini, kamu görevlilerini ve paydaş kuruluşları bir araya getirerek ormancılık alanındaki yeni politika ve teknik yaklaşımları değerlendirmeyi, çözüm önerileri geliştirmeyi ve geleceğe yönelik strateji ve eylemlere yön vermeyi amaçlıyor. “Gıda, dayanıklılık ve refah için ormanlar” temasıyla düzenlenecek WFW 2026 kapsamında ise ormanlardan elde edilen gıdalar, orman ve peyzaj restorasyonu, entegre yangın yönetimi, orman temelli biyoekonomi, veri ve izleme sistemleri ile sürdürülebilir kentsel gelişimde ormanların rolü ve FAO Yeşil Şehirler Girişimi gibi geniş bir konu yelpazesi ele alınacak.
Bu yıl Dünya Orman Haftası, ormanların yalnızca ekosistemlerimiz için değil, gıda güvenliği, iklim direnci, ekonomik refah ve şehirlerin geleceği için de ne kadar önemli olduğunu yeniden gündeme taşıyacak. Roma’da gerçekleşecek COFO 28 ve WFW 2026; farklı ülkelerden uzmanları, kurumları, gençleri ve paydaşları bir araya getirerek iyi uygulamaların, yenilikçi fikirlerin ve sahadaki çözümlerin paylaşılmasına imkân sağlayacak. Ormanların gıdadan biyoekonomiye, yangın yönetiminden peyzaj restorasyonuna ve yeşil şehirlere kadar hayatımızın pek çok alanındaki rolünü birlikte düşünmek için güzel bir fırsat olacak. İnfo: https://www.fao.org/forestry/committee-on-forestry/en/
Khodraz, Z., Akbarian, M., & Khoorani, A. (2023). Projecting the impacts of climate change on the wind erosion potential using an ensemble of GCMs in Hormozgan Coastal plains, Iran. Environmental Monitoring and Assessment, 195, 1382. https://doi.org/10.1007/s10661-023-12072-1
Karimi, Z., Abdi, E., Deljouei, A., Cislaghi, A., Shirvany, A., Schwarz, M., & Hales, T. C. (2023). Vegetation-induced soil stabilization in coastal area: An example from a natural mangrove forest. 10.1016/j.catena.2022.106410
Freckleton, R. P., & Watkinson, A. R. (1996). Nonmanipulative determination of plant community dynamics. https://doi.org/10.1016/S0169-5347(01)02146-2
Elbette. Metinleri daha haber bülteni/editoryal dilinde, kısa ve akıcı olacak şekilde; her başlık altında tek paragraf, paragraf sonunda ise samimi bir cümle ve çengel soru olacak biçimde yeniden düzenledim.
Endonezya’da Turbalık Yangınları Alarm Veriyor
Copernicus uydu verilerine göre Endonezya’nın Borneo ve Sumatra adalarındaki orman ve turbalık yangınları, 1–7 Eylül haftasında yaklaşık 19,7 milyon ton CO₂ salarak küresel yangın kaynaklı emisyonların üçte birinden fazlasını oluşturdu ve ülkeyi Rusya’nın önüne geçirerek haftanın en yüksek yangın kaynaklı karbon salımına sahip ülkesi haline getirdi. Salımlar mevsim ortalamasının %273 üzerine çıkarken, uzmanlar uyduların yeraltında ve yoğun duman altında devam eden yangınları tam olarak tespit edememesi nedeniyle gerçek miktarın daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor. Yangınların etkisi yalnızca iklimle sınırlı değil; Endonezya Sağlık Bakanlığı verilerine göre solunum yolu enfeksiyonu vakaları 1–9 Eylül arasında 50.891’den 113.336’ya yükseldi. Güçlü El Niño koşullarının neden olduğu sıcaklık ve kuraklık, tarım ve palm yağı üretimi için geçmişte kurutulan karbon zengini turbalıkları yangına son derece açık hale getiriyor. Turbalık yangınlarını tehlikeli kılan ise yalnızca yüzeydeki bitki örtüsünün değil, binlerce yılda birikmiş karbonun bulunduğu toprağın da yanması ve yangının haftalarca hatta aylarca yer altında devam edebilmesi. Dünyanın bir ucundaki bu yangınlar, aslında hepimizi ilgilendiren bir iklim meselesi. Peki, görünmeyen yeraltı yangınlarının gerçek karbon faturasını ne zaman tam olarak hesaplayabileceğiz?
COP31 Öncesi Türkiye Karbon Piyasasında Yeni Dönem
Türkiye’de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği’nin 27 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi, COP31 öncesinde iklim politikalarının uygulama aşamasına geçtiğini gösteren önemli bir adım oldu. Enerji, demir-çelik, alüminyum, çimento, cam ve kimya gibi yüksek emisyonlu sektörlerde faaliyet gösteren tesisler için sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına yönelik yükümlülükler getirildi. Sistem 2026–2027 döneminde pilot uygulamayla başlayacak ve bu dönemde tahsisatların tamamı ücretsiz olacak; asıl uygulama döneminin ise 2028’de başlaması planlanıyor. Kapsamdaki işletmelerin ilk izleme planlarını 27 Ekim’e kadar sunması gerekiyor. Türkiye’nin kendi karbon piyasasını COP31’e ev sahipliği yapmadan önce uygulamaya koyması, iklim hedeflerinin yalnızca müzakere masasında değil, ekonomik sistem içinde de karşılık bulmaya başladığını gösteriyor. COP31’e sayılı günler kala Türkiye için önemli bir eşik aşılmış oldu. Peki, ETS’nin devreye girmesi Türkiye’nin sanayisi için bir maliyet mi, yoksa yeşil dönüşüm için yeni bir fırsat mı olacak?
EUDR Bir Kez Daha Ertelendi: Ormansızlaşmayla Mücadelede Zaman Kaybı mı?
Avrupa Birliği’nin ithal edilen ürünlerin ormansızlaşmaya yol açmadığının kanıtlanmasını öngören Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü (EUDR) bir kez daha ertelendi. Yeni takvime göre büyük şirketler için uygulama 30 Aralık 2026’ya, küçük işletmeler için ise 30 Haziran 2027’ye uzatıldı; bazı yükümlülüklerde de sadeleştirmeye gidildi. Düzenlemenin AB tüketiminin neden olduğu ormansızlaşmayı 2030’a kadar %29 azaltabileceği öngörülürken, uygulamanın ertelenmesi bu hedefin gerçekleşme takvimini de doğal olarak ileri taşıyor. Özellikle kahve, kakao, soya, palm yağı, sığır eti ve kereste gibi ürünlerin tedarik zincirlerinde izlenebilirlik ve ormansızlaşmadan ari üretim konusu önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacak. Biraz daha zaman kazanılmış gibi görünse de ormanlar için kaybedilen zamanın telafisi kolay değil. Sizce ekonomik hazırlık gerekçesiyle yapılan bu ertelemeler, doğa için gerçekten ne kadar ertelenebilir?
Amerikasız Paris Anlaşmasıyla İklim Zirvesi Uygulama COP'una Dönüşür mü?
COP31’in, 1,5°C hedefinin aşılması, ABD’nin iklim rejiminden çekilmesi ve küresel iklim finansmanındaki daralma nedeniyle zorlu bir süreçte, yeni taahhütlerden ziyade uygulama ve somut sonuç odaklı bir zirveye dönüşmesi beklenmektedir. ABD, Paris Anlaşması’ndan ikinci kez çekilme sürecini başlattı. Başkan Donald Trump, 20 Ocak 2025’te Paris Anlaşması’ndan çekilme kararını açıkladı; çekilme 27 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi. Ancak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden (UNFCCC) çıkmadı. Dolayısıyla ABD, UNFCCC’nin tarafı olmaya devam ederken Paris Anlaşması’nın tarafı değildir. Zirvede adil geçiş, iklim finansmanı, azaltım, uyum ve ticaret başlıklarının öne çıkması; Türkiye’nin ise elektrifikasyon girişimi ve İklim Uygulama Köprüsü (CIB) gibi mekanizmalarla iklim hedeflerini finansmana hazır projelere dönüştürmeye odaklanması öngörülmektedir. Küresel iklim finansmanı ihtiyacının 7,5–9 trilyon dolar seviyesinde olmasına karşın mevcut finansmanın yaklaşık 1,9 trilyon dolarda kalması, finansman açığının büyüklüğünü ortaya koyarken; SURFF gibi uygulamalarla yerel yönetimlerin proje geliştirme ve finansmana erişim kapasitesinin artırılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede COP31’in başarısı, yeni girişimlerin sayısından çok iklim finansmanı açığının kapatılması, fosil yakıtlardan uzaklaşma ve ulusal iklim hedeflerinin uygulanabilir yatırımlara dönüştürülmesi konularında sağlanacak somut ilerlemeye bağlı olacaktır. Açıkçası bu topraklarda neler neler dönüştü; çağ açıp kapatan topraklar yeni bir paradigmanın eşiğindedir.
2. Yeşil Orman Okulu
3. Ekoköy Evi Gündemi ve Yeni Projeler
Zeytin Bilimi Dergisi, 2010-2018 yılları arasında hakemli bilimsel dergi statüsünde süreli (2 defa/yıl) olarak faaliyet göstermiştir. Derginin yeniden çevrimiçi olarak yayınlanması ve daha fazla okuyucu kitlesine ulaştırılması amacıyla, 2025 yılı itibariyle yürütülen faaliyetler sonucunda dergi tekrar yayın hayatına dönmüştür. Yazım kurallarına ve yayınlara ulaşmak için burayı tıklayınız.
Türkiye’nin 100’ü aşkın yerel zeytin çeşidini iklim değişikliği ve kuraklığa karşı önemli bir genetik miras olarak ele alan Zeytin Atlası, nadir ve yerel çeşitlerin hangi coğrafi ve iklimsel koşullarda yetişebildiğini ekolojik modelleme yöntemiyle haritalandırıyor. Arazi verileri ile yüksek çözünürlüklü iklim verilerini bir araya getiren çalışma, gelecekte iklim senaryoları üzerinden zeytin çeşitlerinin varlığını sürdürebileceği “iklim sığınaklarının” belirlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Böylece atlas yalnızca bugünün zeytin coğrafyasını değil, geleceğin dirençli zeytin üretim alanlarını da ortaya koyabilecek bir araç niteliği taşıyor.
Atlasın ikinci katmanı ise doğa dostu, geleneksel ve agroekolojik üreticileri görünür hale getiriyor. Yerel çeşitleri koruma, herbisit kullanmama, süper yoğun endüstriyel üretimden kaçınma, toprak ve su kaynaklarını koruma gibi kriterler doğrultusunda değerlendirilen üreticilere farklı alanlardaki güçlü yönlerini gösteren rozetler veriliyor. Zeytin Atlası, yeni üretici ve verilerin eklenmesiyle büyüyen, yaşayan bir platform olarak tasarlanırken; yerel çeşitlerin in-situ korunması, iklim direncinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir zeytin üretiminin desteklenmesi açısından önemli bir kaynak oluşturuyor.
Bu derginin bir önceki sayısı harika muhakkak incelenmeli diye düşünüyorum. Dergi; https://arastirma.tarimorman.gov.tr/izmirzae/Belgeler/Zeytin%20Bilimi%20Dergisi/Zeytin-Bilimi-Dergisi-Yil-2026-Sayi-1.pdf
Bugünlerde doğa severler yeni rotaları ele alıyoruz. Çoğu zaman yeni destinasyonları merak ederek planlarımızı hazırlıyoruz. Ekoköyler için şu web sayfası güzel; https://ecovillage.org/map/?gen_country=turkey&v=1
Bu arada benim en sevdiği destinasyonlar da şurada muhakkak incelemek gerekir; https://ontrailstore.com/pages/harita?utm_source=Klaviyo&utm_medium=campaign&utm_campaign=Newsletter%20%23107&utm_id=01H0QGANA020DH3FJRXTQPQ7TX&_kx=LtEyPqTmGbALpcT_EBsRvr9ayBw_n8i-ypdtvvtfgNX7w39SAQLDHs1X9Tis9yCk.VZ6cj6
Akdeniz’de plastik atık alarmı
Akdeniz’de plastik atık kirliliği gözle görülür hale geldi. Kişi başına düşen plastik atık kirliliği yılda 48 kilograma ulaşarak dünya ortalaması olan 33 kilogramın çok üstüne çıktı. Plastik atık ithalatı da sorunu büyütüyor.
Mikroplastik Araştırma Grubu'nun verilerine göre, Alanya'daki dört istasyonda ölçülen mikroplastik yoğunluğu, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında daha önce bildirilen en yüksek değerlerin 2 ila 65 katına ulaştı. Parçacıkların yüzde 59 ila 93'ünün geri dönüşüm tesislerine özgü işlem izleri taşıdığı belirlendi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise haberlerin ardından Adana, Antalya, Gaziantep, Hatay, Mersin ve Muğla'da atıksu arıtma tesisleri ile plastik ve geri dönüşüm tesislerini denetledi. 604 denetim yapıldı, 19 tesisin faaliyetleri durduruldu. 52 tesise ise 118 milyon 211 bin TL idari para cezası uygulandı.
Sıfır Atık Vakfı’nın "Plastik Atık Raporu"ndaki bir veri de denizlerdeki plastik sorununun boyutlarını gözler önüne seriyor. Nehirler yoluyla denizlere karışan küresel plastik kirliliğinde Türkiye’nin payı yüzde 1,5. Bu da Türkiye’yi okyanuslara en çok plastik atık bırakan 11’inci ülke yapıyor.
4. Yapay Zekâ ve Proje Etiği Gündemi
Türkiye’nin 2026–2030 yapay zekâ yol haritası resmiyet kazandı
17 Ağustos tarihli 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 18 Ağustos’ta yayımlandı. Genelge; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda hazırlanan planın kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum işbirliğiyle uygulanmasını; kamu kurumlarının görevleri için destek vermesini istiyor. Dört eksenli “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” yapısı; okuryazarlık ve insan kaynağı, kamusal ve ticari kullanım, yerli model-hesaplama kapasitesi ve güvenilir yönetişim başlıklarını bir araya getiriyor.
5. Gelecek Programı – Bahar Buluşması
KARBONET’te Geri Sayım Başladı!
KARBONET Çalıştayı’nda geri sayım başladı! 23–24 Eylül’de Ankara’da gerçekleştireceğimiz çalıştay için programı her geçen gün biraz daha geliştiriyor, içerikleri ve hazırlıkları titizlikle sürdürüyoruz. Karbon yutak alanlarının teknik çerçevesinden finansman modellerine, MRV süreçlerinden karbon piyasalarına kadar pek çok başlığın ele alınacağı KARBONET Çalıştayı’nın programını bu hafta ilan ediyoruz. Türkiye’nin karbon yutak projeleri alanındaki yol haritasına katkı sunmasını hedeflediğimiz bu buluşmada sizleri de aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.
Çevre İletişim Zirvesi’nde Buluşalım
18 Eylül’de gerçekleştirilecek Çevre İletişim Zirvesi, çevre ve iklim gündeminin kamuoyuna nasıl daha doğru, etkili ve anlaşılır aktarılabileceğine odaklanmak açısından önemli bir buluşma olacak. Bilimsel bilginin topluma aktarılması, çevre iletişiminin güçlendirilmesi ve farklı paydaşlar arasında yeni iletişim kanallarının kurulması açısından zirveyi değerli bir fırsat olarak görüyoruz. Biz orada olacağız; sizleri de bekleriz.
Küresel İklim Gündemi: İklim Haftalarından COP31’e
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında 2026’nın ikinci Climate Week’i 7–11 Eylül tarihlerinde Bakü’de gerçekleştirildi. Bu buluşmaların temel amacı, uluslararası iklim müzakerelerinde alınan kararların sahadaki uygulamaya dönüşmesini hızlandırmak, farklı paydaşları bir araya getirmek ve COP gündemine katkı sağlayacak politika önerilerini geliştirmek. Türkiye’nin COP31 başkanlığı ve ev sahipliği sürecine ilerlediği bu dönemde, küresel iklim gündemindeki gelişmeleri yakından takip etmek ve bunları yerel eylemle buluşturmak her zamankinden daha önemli.
COFO 28: Ormanların Küresel Geleceği Roma’da Konuşulacak
FAO Ormancılık Komitesi’nin (COFO) 28. Oturumu, 28 Eylül–2 Ekim 2026 tarihlerinde Roma’da gerçekleştirilecek. FAO’nun ormancılık alanındaki en üst düzey hükümetlerarası platformu olan COFO; orman politikaları, orman ve peyzaj restorasyonu, orman yangınları, gıda güvenliği, biyolojik çeşitlilik, biyoekonomi, yeşil şehirler ve kurak alan ormancılığı gibi başlıklarda küresel politika diyaloğuna yön veriyor. 2026 oturumunun gündeminde özellikle orman ve peyzaj restorasyonu, yangın yönetimi, orman izleme, kurak alan ormancılığı ve sürdürülebilir orman yönetimi öne çıkıyor. COP31 öncesinde Türkiye açısından da küresel ormancılık gündeminin yakından izlenmesi önemli bir fırsat sunuyor.
TADYA Kahvaltı Şenliği’nde Yerel Üretimle Buluşuyoruz
TADYA, 4. geleneksel Kahvaltı Şenliği’ni 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Güdül Tahtacıörencik’te dördüncü kez düzenliyor. Köy girişindeki Kocaçayır’da başlayacak etkinlikte TADYA üreticilerinin doğal ürünlerinden oluşan kahvaltının yanı sıra köy pazarı, üretim atölyeleri, çiftlik ziyaretleri ve Süvari Çayı kıyısında vakit geçirme imkânı bulunuyor. Yerel üretimin, agroekolojik uygulamaların ve kırsal yaşamın desteklenmesi açısından bu buluşmayı çok değerli buluyoruz. Ankara’dan gelecekler için Festival programına göre Ayaş Domates Festivali üzerinden Güdül’e uzanan bir rota ile günübirlik keyifli bir program da oluşturulabilir. Besler Şifa Naturel olarak TADYA üreticilerinin yanında olmaya ve yerel üretimi desteklemeye devam ediyoruz.
6. Kozmetik ve Doğal Yaşam Gündemi
Besler Şifa, Bitkisel Kozmetik ve Doğal Yaşam Ürünlerini;
İnstagram Vitrin: https://www.instagram.com/beslersifa?igsh=MW1lMGZ6b2FjZXIzbw==
Web sayfamız: https://www.beslersifa.com/
Üretici ve tüketici dostu mağaza: https://good4trust.org/beslersifa
Hepsiburada mağazamız: https://www.hepsiburada.com/magaza/besler-sifa
Trendyol mağazamız: https://www.trendyol.com/magaza/besler-sifa-m-872629?sst=0
Ptt Avm Dükkan: https://www.pttavm.com/magaza/beslersifa
Ürün, hizmet ve projelerimizle...
Şifanız daim olsun.
.jpg)
0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..