Türkiye, iş sağlığı ve güvenliği, iç denetim ve kurumsal güvenlik alanlarında son yıllarda önemli bir uzmanlık ve kurumsal kapasite geliştirdi. Ancak benzer bir yaklaşımın insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, mobbing, ayrımcılık, cinsel taciz ve şiddet gibi hak temelli alanlara taşınması hâlâ önemli bir ihtiyaç. Fransa’da 11 yaşındaki Lyhanna’nın öldürülmesinin ardından farklı kentlerde yükselen kitlesel protestolar, meselenin yalnızca tek bir olay olarak görülmediğini ortaya koydu. Kadın örgütleri, çocuk hakları savunucuları, hukukçular, akademisyenler, sendikalar, mağdurlar ve aileler aynı noktada buluştu: Sorun yalnızca bireysel ihmaller değil, hakları koruyacak sistemlerin yeterince işlememesi. Yıllardır hazırlanan raporlar ve tavsiyelere rağmen uygulamada yeterli değişim görülmemesi ise “Yeni rapor değil, uygulama istiyoruz” talebini öne çıkardı.
Bu yaklaşım, hak temelli yönetimin temel meselesini ortaya koyuyor: Bir hakkın mevzuatta tanımlanması, politika belgesi hazırlanması, komisyon kurulması veya rapor yayımlanması tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, hakların kurumların günlük işleyişine ve karar alma süreçlerine yerleşmesidir. Kadınların ve çocukların korunması yalnızca belirli uzmanların veya birkaç kurumun görevi olmaktan çıkarılarak bütün kurumların ortak sorumluluğu hâline getirilmelidir. Riskleri önceden görebilen, ihbar mekanizmalarını çalıştıran, mağduru dinleyen, uzmanlaşan, izleyen ve bağımsız denetim yapabilen çok katmanlı bir kurumsal koruma sistemi oluşturulmalıdır.
Buradan Türkiye açısından önemli bir soru çıkıyor: İş sağlığı ve güvenliği alanında geliştirdiğimiz risk değerlendirmesi, uzmanlaşma, ihbar, izleme ve denetim kültürünü hak temelli alanlara taşıyabilir miyiz? Her kurumda ve her birimde insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, mobbing, ayrımcılık, cinsel taciz ve şiddet, psikolojik güvenlik ve kırılgan grupların korunması konusunda önleyici ve izleyici yapılar oluşturabilir miyiz? Çünkü gerçek başarı, bir hak ihlalinden sonra soruşturma açmak değil; ihlalin ortaya çıkmasını mümkün olduğunca baştan engelleyen bir sistem kurmaktır. Her kurumda hak temelli uzmanlık, her birimde önleyici koruma ve her düzeyde hesap verebilirlik.
#HakTemelliYönetim #İnsanHakları #ÇocukHakları #KadınHakları #ÇocuklarınKorunması #KadınaYönelikŞiddet #Mobbing #Ayrımcılık #PsikolojikGüvenlik #KurumsalYönetim #İçDenetim #İşSağlığıVeGüvenliği #ÖnleyiciKoruma #HesapVerebilirlik #HakTemelliUzmanlık

0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..