OKSİJEN Projesinin bu 6. yayınında Orman Okulu İlkelerinden "orman veya ormanlık alanda yapılması" konusunu ele alıyoruz.
İngiltere Orman Okulu yaklaşımında “orman veya doğal, ağaçlık alan” ilkesi
İngiltere’de Orman Okulu yaklaşımının 6 temel ilkesi, Birleşik Krallık Orman Okulu uygulayıcıları tarafından 2002’de şekillendirilmiş, 2011’de gözden geçirilerek geliştirilmiş ve Şubat 2012’de yayımlanmıştır; amaç, Orman Okulu uygulamalarında ortak bir kalite ve iyi uygulama çerçevesi oluşturmaktır. Bu ilkelerin ikincisi, öğrenenlerin doğal dünya ile kalıcı bir bağ kurmasını desteklemek amacıyla eğitimin orman veya doğal, ağaçlık bir ortamda yürütülmesini öngörür; ideal olan ormanlık alan olmakla birlikte, uygun koşullara sahip ve yalnızca birkaç ağacın bulunduğu alanlar da kullanılabilir.
İngiltere Orman Okulu yaklaşımında “orman veya doğal, ağaçlık alan” ilkesi, öğrenenlerin doğal dünya ile doğrudan ve kalıcı bir ilişki geliştirmesini destekleyen temel bir uygulama ölçütüdür. Orman, ideal öğrenme ortamı olarak kabul edilmekle birlikte, Orman Okulu uygulamalarının gerçekleştirilebilmesi için geniş ve sık ağaçlı bir ormanın bulunması zorunlu değildir; az sayıda ağacın bulunduğu doğal alanlar da öğrenme amaçlarına ve katılımcıların ihtiyaçlarına uygun olmaları koşuluyla kullanılabilir. Alanın keşfetmeye, oyun yoluyla öğrenmeye, gözlem yapmaya ve doğayla etkileşime imkân sağlaması; ekolojik etkilerinin düzenli olarak izlenmesi ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını gözeten bir alan yönetimi anlayışının benimsenmesi önemlidir. Böylece fiziksel mekân, yalnızca eğitimin gerçekleştirildiği bir yer olmaktan çıkarak doğayla bağ kurmayı, çevresel farkındalığı ve bütüncül gelişimi destekleyen etkin bir öğrenme ortamına dönüşür.
Doğa ve Orman Pedagojisi, çocukların doğayla temas ederek; oynama, hareket etme, keşfetme ve deneyimleme yoluyla öğrenmesini destekler. Doğal oyun alanlarında yer alan kütükler, taşlar, dallar, tırmanma ağları, yeşil tüneller, denge parkurları ve doğal kulübeler, çocuklara yalnızca fiziksel hareket imkânı değil; aynı zamanda meraklarını kullanabilecekleri özgür öğrenme ortamları sunar.
Türkiye'de Orman
Türkiye’de orman, korunan alan, şehir ormanı, kamusal yeşil alan ve şehir parkı farklı amaçları ve yönetim biçimleri olan mekânsal kategorilerdir. Orman alanları, Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) sorumluluğunda, 6831 sayılı Orman Kanunu çerçevesinde yönetilirken; millî park, tabiat parkı ve yaban hayatı geliştirme sahası gibi korunan alanlar başlıca Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün (DKMP), doğal sitler ve özel çevre koruma bölgeleri ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili birimlerinin yetki alanındadır. Şehir ormanları da OGM/DKMP istatistiklerinde ayrı bir kategori olarak yer alır; şehir parkları ve diğer kamusal yeşil alanlar ise çoğunlukla belediyelerce planlanır, yapılır ve işletilir.
2024 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam orman alanı 23.363.084 hektardır ve ülke yüzölçümünün yaklaşık %30’unu oluşturur.
DKMP’nin 2025 istatistiklerine göre, kurumun takip ettiği korunan alan kategorilerinde 1.788 alan ve yaklaşık 3,8 milyon hektar bulunmaktadır; bu toplam, farklı koruma statülerinin çakışma ve hesaplama yöntemleri nedeniyle orman alanlarıyla doğrudan toplanmamalıdır. 2024 verilerinde 133 şehir (kent) ormanı/orman parkı yaklaşık 9.638 hektar alan kaplamaktadır.
Buna karşılık, Türkiye genelindeki şehir parkları ve diğer kamusal yeşil alanların toplam hektarını ve ülke yüzölçümündeki oranını aynı tanım ve yöntemle veren tek bir güncel ulusal veri serisi bulunmadığından, bu alanlar için kesin bir toplam oran belirtmek doğru değildir; örneğin İstanbul’un 2022 tarihli mekânsal analizinde kişi başına düşen yeşil alan 7,2 m² olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de korunan ve özel statüyle yönetilen doğal alanlar; millî parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, tabiat anıtları, yaban hayatı geliştirme sahaları, uluslararası ve ulusal öneme sahip sulak alanlar, Ramsar alanları, muhafaza ormanları, şehir (kent) ormanları, bal ormanları, gen koruma ormanları, tohum meşcereleri ve tohum bahçeleri gibi farklı kategorilerden oluşmaktadır.
Orman okulu açısından değerlendirme: Bu alanlar, uygunlukları ve erişim koşulları ölçüsünde birbirini tamamlayan öğrenme ortamları olarak ele alınabilir. Doğal yapısı korunmuş ormanlar ve ağaçlık alanlar biyolojik çeşitlilik, mevsimsel değişimler, ekolojik ilişkiler ve doğrudan doğa deneyimi için güçlü fırsatlar sunar; şehir ormanları ve tabiat parkları erişilebilirlik ile kontrollü öğrenme imkânlarını bir araya getirebilir; şehir parkları ve kamusal yeşil alanlar ise özellikle kentlerde düzenli doğa etkinlikleri için kullanılabilir. Ancak her alanın güvenlik, doğal çeşitlilik, sürdürülebilir kullanım, çocukların ihtiyaçları ve ekolojik etkilerin izlenmesi bakımından değerlendirilmesi gerekir; korunan alanlarda da ilgili koruma statüsü ve yönetim planının izin verdiği faaliyetler esas alınmalıdır.
Türkiye ormancılık literatüründe ve ilgili mevzuatta “orman”, “ormanlar”, “ormanlık alan” ve “orman alanı” terimleri sıklıkla kullanılmasına rağmen, bu kavramların anlamları her zaman açık ve tutarlı biçimde tanımlanmamıştır. Bazı kaynaklarda aynı terim farklı anlamlarda kullanılırken, bazı durumlarda aynı kavram farklı terimlerle ifade edilmektedir. Yapılan değerlendirmeler, “orman” teriminin hem bir arazi kullanım biçimini hem de bir vejetasyon tipini tanımladığını; “ormanlar” ifadesinin ise genellikle belirli ölçütlere göre sınıflandırılmış orman çeşitlerini belirttiğini ortaya koymaktadır. “Ormanlık alan” teriminin hem orman bitki örtüsüyle kaplı yerleri hem de orman alanının yüzölçümünü ifade etmek için kullanılması, kavramsal belirsizliklere ve anlam kaymalarına neden olmaktadır.
Bu belirsizliklerin giderilmesi için terimlerin bilimsel çalışmalarda, mevzuatta ve uygulamada ortak bir terminoloji çerçevesinde ele alınması önem taşımaktadır. Bu çalışmada, bitki örtüsüyle kaplı olma durumunu ifade eden “ormanlık” yerine “ormanlı” teriminin kullanılması önerilmekte; böylece “ormanlı alan” ile “orman alanı” kavramlarının birbirinden ayrılması ve “orman alanı”nın ormanlı ve ormansız alanların toplam yüzölçümünü ifade edecek şekilde tanımlanması amaçlanmaktadır. Uygurcadaki ormanzar ve ormanzarlik ile Farsçadaki tokaylik sözcüklerinin farklı anlam katmanlarına sahip olması da orman kavramının dilsel ve kavramsal çeşitliliğini göstermektedir. Bu yaklaşım, ormancılık terminolojisinde kavram birliğinin sağlanmasına, arazi kullanımının daha doğru tanımlanmasına ve bilimsel değerlendirmelerle mevzuat uygulamalarının tutarlılığının artırılmasına katkı sunabilir.
Sonuç ve Değerlendirme
orman okulunda yer seçimi konusunda Dr. Erhan Önal'ın yaptığı araştırmayla önemli kriterler belirlenmiştiir. Diğer yandan OGM Orman Okulları 'Eğitim Alanı olarak orman nasıl belirleniyor' sorusuna; "Alan seçiminde ulaşılabilirlik, güvenlik, ekolojik çeşitlilik ve çocuklara uygun öğrenme ortamı kriterleri dikkate alınır. OGM uzmanları tarafından alan keşfi yapılarak onay verilir." ifadesi yer alıyor. Orman kavramının anlaşılması için makale özetine yer verilmiştir.Diğer yandan ormanlık alan olarak seçilecek yerler ile ilgili bilgi verilmiştir. Fakat "doğa ve orman pedagojisi" açısından bu konunun önemli olduğunu ifade edelim.
Bir ağaca tırmanırken dengeyi, bir kütüğün üzerinden geçerken cesareti, arkadaşlarıyla bir oyun alanı kurarken iş birliğini ve yaratıcılığı öğrenirler. 🌳 Doğa; çocukların motor becerilerini, problem çözme yeteneklerini, özgüvenlerini ve çevreyle kurdukları bağı güçlendiren canlı bir öğrenme alanıdır.
Çünkü çocuk için doğa sadece oyun alanı değil; keşfedilecek, hissedilecek ve öğrenilecek bir sınıftır. 🌱
#DoğaVeOrmanPedagojisi #OrmanOkulu #DoğalOyunAlanları #DoğadaÖğrenme #ÇocuklarlaDoğa
Bu yayın "Orman Okullarının Sürdürülebilirliği (OKSİJEN) Projesi", Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriği yalnızca Yeşil Orman Okulu’nun sorumluluğundadır ve her zaman Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmaz.
0 Yorumlar
Yorumunuz İçin Teşekkürler..