Doğa Temelli Erken Çocukluk Eğitimi; Almanya ve İsveç Örneği

Batman Üniversitesinden Öğr. Gör. Zeynep Yılmaz, Orman okullarının sürdürülebiliriği için Almanya Flensburg Orman Anaokulu ve İsveç Stockholm açık hava okulu deneyimleri, doğa temelli erken çocukluk eğitiminin çocukların merakını, üretkenliğini ve toplumsal ilişkilerini nasıl desteklediğini ortaya koyuyor. Uluslararası gözlemlerinden hareketle çocukların doğayla bağ kurduğu, güven içinde keşfettiği ve birlikte öğrendiği ortamların orman okullarının sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önemi bizlerle paylaşıyor. 

OKSİJEN Projesinin bu 3. yayınında deneyimlerle 2 ayrı ülkeyi; "dışarda olmak ve toplumsal katılım"   kavramlarıyla inceliyoruz.

1. Doğayla başlayan bir öğrenme yolculuğu

Çocuk gelişimi ve erken çocukluk eğitimi alanındaki çalışmalarımda, çocukların nasıl öğrendikleri kadar nerede, kimlerle ve hangi deneyimler aracılığıyla öğrendikleri sorusuna da önem veriyorum. Doğa ve orman pedagojisine göre, çocukların aktif katılımı ve öğrenme ortamlarının niteliği, mesleki ilgi alanlarımın önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Orman okullarıyla tanışmam, bu yaklaşımın yalnızca açık havada gerçekleştirilen etkinliklerden ibaret olmadığını; çocukların doğayla kurdukları ilişkinin, eğitimcinin rolünün ve öğrenme ortamının bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini anlamamı sağladı.

2. Almanya'daki Flensburg Orman Anaokulunda hazineler

Alternatif Eğitim Platformu organizesiyle Almanya'daki Flensburg Orman Anaokulu’nda 19 Ocak 2021 tarihinde bir eğitim düzenledi. Eğitimde “Çocuklar için en büyük hazine dışarıda olmak” yaklaşımı çerçevesinde orman anaokulunun ne olduğu, kuruluş öyküsü, doğada güvenlik ve çocukların doğayla bağ kurma yolları ele alındı.

23 Şubat 2021 tarihli ikinci modülde orman anaokulunda eğitmenin rolü, doğadaki günlük deneyimlerin çocuğun mutluluğuna etkisi, dokümantasyon ve aile katılımı üzerinde duruldu. 16 Mart 2021 tarihli üçüncü modülde ise günlük akışlar, çocukların ilgi ve bakış açılarından gelişen projeler, ritüeller ve kutlamalar incelendi. 20–25 Mayıs 2022 tarihlerinde Flensburg, Almanya'da gerçekleştirilen eğitim programında Petra Jager, Thomas Wittich ve Lorenzo Filippi'nin eğitmenliğinde çalışmalara katıldım. Bu eğitimler, orman pedagojisinin temelinde çocuğa güven duymak, onun merakını takip etmek ve doğayı yaşayan bir öğrenme ortamı olarak değerlendirmek bulunduğunu anlamama katkı sağladı.

3. Uluslararası deneyim: Stockholm açık hava okulu

Doğa temelli erken çocukluk eğitimine ilişkin ilgim, farklı ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleme yönünde de gelişti. Avrupa Birliği Sivil Düşün desteğiyle yürüttüğüm “Doğa Temelli Erken Çocukluk Eğitiminde Yeni Perspektifler: İsveç Modelinin Yerinde İncelenmesi” (SD6/GEN/0286) çalışması kapsamında Stockholm'de gözlem yapma fırsatı buldum.

Stockholm, İsveç • Sivil Düşün destekli saha incelemesi kapsamında ziyaret edilen açık okul öncesi eğitim ortamı.

Gözlemlediğim öppna förskolan ortamı, çocukların ve ailelerin bir araya gelebildiği, öğrenmenin geleneksel sınıf sınırlarının dışına taşabildiği bir yapı sunuyordu. Park ve bahçeyle bütünleşen, farklı yaşlardan insanların bir arada bulunabildiği bu ortamda beni en çok etkileyen unsurlardan biri, çocukların üretmesine ve denemesine imkân veren ahşap atölyesiydi.

4. Orman Okullarında toplumsal katılım

Stockholm açık hava okulunda; Çocuklar, yetişkinlerin gözetiminde çekiç, çivi, yapıştırıcı ve tornavida gibi araçlarla çalışabiliyordu. Bu deneyim, uygun güvenlik koşulları sağlandığında çocukların yalnızca kendilerine sunulan etkinliklere katılan değil, üreten, deneyen ve sorumluluk alan bireyler olabildiğini gösteren anlamlı bir örnekti.

Bir diğer dikkat çekici nokta, büyük çocukların küçük çocuklara yardımcı olması ve onlara model oluşturmasıydı. Öğrenme, yalnızca yetişkinin çocuğa bilgi aktardığı bir süreç olarak değil, farklı yaş grupları arasında gelişen bir etkileşim olarak da görünür hâle geliyordu.

Bu gözlemler bana, nitelikli öğrenme ortamlarının yalnızca fiziksel düzenlemelerle oluşturulamayacağını hatırlattı. Çocukların kendilerini ait hissedebildikleri, ailelerin desteklendiği, toplumsal ilişkilerin güçlendiği ve keşfetmeye alan açılan bir ortamın sürdürülebilirliği, bu ilişkilerin devamlılığıyla da bağlantılıdır.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: öppna förskolan, İsveç'teki açık okul öncesi eğitim ortamlarını ifade eder; her örneği bir orman okulu değildir. Ancak bu tür ortamlar, çocukların doğayla ve toplumla ilişkisini destekleyen uygulamalar açısından orman okullarının sürdürülebilirliğini düşünmemize katkı sağlayabilir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar