Anayasa da Çevre Hakkı Üzerine...

Yeni bir anayasa tasarısının hazırlanması sürecinde, bu metnin evrensel insan hakları ilkeleriyle uyumlu olması kritik bir gerekliliktir. Yeşil Orman Okulu Derneği olarak bizler, anayasal güvence altına alınacak haklar arasında “her bireyin temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevrede yaşama hakkı”nın yer almasını destekliyoruz. Bu hak; yalnızca fiziksel sağlık ve ekolojik bütünlüğün korunmasını değil, aynı zamanda çevresel adalet, nesiller arası sorumluluk ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir yönetimini de kapsayan geniş kapsamlı bir çerçeve sunar. Yeni anayasal düzenlemenin, bu çerçeveyi insan haklarının ayrılmaz bir parçası olarak tanıması, çevre koruma politikalarının yasal temellerini güçlendirecek ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik ile bilimsel esaslı karar almayı teşvik edecektir.

Parlamento organları, dar meslek grubu çıkarlarını ve kıdem temelli hiyerarşilerin ataleti aşarak gerçekten kapsayıcı bir temsiliyet sağlamalıdır. Bu amaçla tarım, orman, su yönetimi, enerji ve kırsal kalkınma gibi tüm sektörlerden paydaşların yasama süreçlerine entegre edilmesi; ekosistem hizmetleri ile sosyo‑ekonomik ihtiyaçlar arasındaki karmaşık bağımlılıkların politika yapımına yansıtılması gerekmektedir. Bütüncül bir yönetişim modeli; çölleşmeyle mücadele, biyolojik temelli koruma önlemleri ile sentetik müdahaleler arasındaki ayrımı vurgulayan teknik uzmanlığı kullanmalı, iklim ve çevre savunuculuğunda diğerkâmlık ilkesini benimsemeli ve bu çerçeveyi insan hakları normlarıyla uyumlu hale getirmelidir. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çevre Mühendisleri Odası bu kapsamlı yaklaşımın hayata geçirilmesinde teknik destek sağlayabilir.

Karşılaştırmalı anayasa incelemeleri, Bolivya’nın 2009 Anayasası’nda çevrenin korunmasını antroposantrik haklarla birlikte güvence altına alırken, Ekvador’un 2008 Anayasası’nın ekosantrik bir perspektifle “Doğanın Hakları”na hukuki statü tanıdığını göstermektedir. Her iki düzenleme, And Dağları kökenli vivir bien (iyi yaşam) kavramını, “sağlıklı bir çevrede yaşama, nitelikli beslenmeye, yeterli konuta, eğitime ve sağlık hizmetlerine erişim ile insanın potansiyelini gerçekleştirmesine imkân tanıyan; aynı zamanda gelecek kuşakların yaşamını güvence altına alan” bütüncül bir hak olarak tanımlamış ve bu sayede ekosistemlerin neoliberal meta haline getirilmesine karşı hukuki bir koruma mekanizması oluşturmuştur.

Kaynak: Şirin, T. (2016). Gelecek kuşaklardan doğanın haklarına: Bolivya ve Ekvador anayasaları, Doğa ve Kent Hakları İçin Siyasal Stratejiler, Ekoloji Kolektifi Yayınları, İstanbul.



URL: https://www.academia.edu/121524370/GELECEK_KU%C5%9EAKLARDAN_DO%C4%9EANIN_HAKLARINA_BOL%C4%B0VYA_VE_EKVADOR_ANAYASALARI

Yorum Gönder

0 Yorumlar