Okulda tablete veda, kağıt kaleme dönüş

Eğitimin dijitalleşmesinde 15 yıl önce tüm dünyaya liderlik eden İsveç, tabletlerin okullarda öğrenci başarısını ve ruh hâlini olumsuz etkilemesi üzerine kitap, kâğıt ve kalemli “analog sisteme” geri döndü.

Uğur Koçbaş – ugur@gazeteoksijen.com

Dünya genelinde yaklaşık 15 yıldır devam eden “her öğrenciye bir tablet” vizyonu, yerini “her öğrenciye bir kitap” hareketine bırakıyor. Eğitimde dijitalleşmenin bayraktarlığını yapan İsveç, öğrenci performansındaki düşüş ve bilimsel uyarıların ardından rotasını yeniden kâğıt, kalem ve basılı kitaplara çevirdi. İsveç’in eğitimde attığı bu radikal adım, aslında küresel çapta bir “dijital detoks” ve pedagojik öze dönüş dalgasının en somut örneği.

İsveç’in bu kararının arkasındaki en güçlü somut veri, uluslararası eğitim değerlendirmelerindeki gerileme oldu. Uluslararası Okuma Becerileri Araştırması (PIRLS) sonuçlarına göre İsveçli 4’üncü sınıf öğrencilerinin ortalama puanı 2016 yılında 555 iken son yıllarda 544’e geriledi. Aynı zamanda 2013’ten bu yana İsveç’te PISA skorlarında, özellikle okuma ve matematik alanlarında genel bir düşüş gözlendi. 15 yaşındaki çocukların akademik performansı son on yılın en düşük puanlarına geriledi.

Durum böyle olunca İsveç Eğitim Bakanlığı’nın talebi üzerine ülkenin en prestijli bilim kurumlarından Karolinska Enstitüsü, dijital eğitimi mercek altına alan bir çalışma yaptı. Enstitü, dijital araçların öğrenmeyi geliştirmek yerine bozduğuna dair “açık bilimsel kanıtlar” bulunduğu sonucuna vardı.

Hükümet bu çalışmanın ardından dijitalleşmenin yarattığı boşluğu doldurmak için önemli bir “analog eğitim bütçesi” ayırdı. Okullara basılı ders kitaplarını geri getirmek amacıyla yaklaşık 104 milyon avro (1.1 milyar İsveç kronu) tutarında bir yatırım planı açıklandı. Girişim kapsamında ders kitapları, öğretmen kılavuzları ve okul kütüphaneleri için kitap satın almak amacıyla dört yıl boyunca toplam 230 milyon avro bütçe ayrıldı.

UNESCO dünyayı uyardı

2026 eğitim-öğretim döneminde her öğrencinin her ders için fiziksel bir kitaba sahip olması sağlandı. Tabletler ise yalnızca yardımcı unsur olarak kullanılmaya başlandı. Bu yeni çabaya liderlik eden Eğitim Bakanı Lotta Edholm, 6 yaş altı çocuklar için dijital öğrenme zorunluluğunu tamamen kaldırdı. 2 yaş altı çocuklar için ise “sıfır ekran politikası” önerildi.

Tüm okullarda sabahları telefonların toplanması kuralı uygulanmaya başlandı. Müfredat, fonetik temelli okuma, sessiz okuma zamanı ve el yazısı pratiğine odaklanacak şekilde yeniden düzenlendi.

UNESCO da Küresel Eğitim İzleme Raporu’nda teknolojinin yüz yüze eğitimin yerini asla almaması gerektiğini ve yalnızca öğrenmeyi kanıtlanabilir şekilde desteklediği durumlarda kullanılması gerektiğini belirterek tüm dünyayı uyardı.

İsveç’in ardından Danimarka ve Norveç de PISA sonuçlarındaki düşüşün ardından dijital araçların kullanımını sorgulamaya ve analog yöntemlere daha fazla vurgu yapmaya başladı.

Eğitim Bakanı Edholm, basılı kitapların önemini vurgulayarak hiçbir tabletin ders kitabının yerini tutamayacağını belirtti ve eğitimde kontrolsüz dijitalleşmenin bir hata olduğunu savundu. Bakanlığın yayımladığı resmi açıklamada, “Temel okuma ve yazma becerilerini geliştirmek için en iyi koşullar analog ortamlardadır. Dijital araçlar, öğrencilerin öğrenmesini teşvik etmek yerine engel olabileceği bir yaşta sisteme dâhil edilmemelidir” denildi.

Edholm, özellikle 6 yaş altı çocuklar için dijital eğitimin tamamen kaldırılması gerektiğini savunurken, “Ekran süresinin değil, kitap süresinin artırılması gerekir” ifadelerini kullandı.



Yorum Gönder

0 Yorumlar